Herkese merhaba değerli dostlar!

Bu gün sizlere harika bir network marketing hikayesi anlatacağım. Bu hikayeyi kendinize örnek alarak, nasıl sıçrayış yapacağınıza karar verebilirsiniz!

Unutmayın ki; network marketing günümüzün en değerli ticari adımlarından bir tanesidir!


Üçündü adıma geçmeden önce sizlere kendimle ilgili bir hikaye anlatmak istiyorum. Bu hikaye benim hayatım da verdiğim en doğru kararlardan bir tanesini içermekte ve anlattıklarımın her kelimesi, her harfi yüzde yüz doğrudur. Bu kitapta sizlere tüm samimiyetimle yaklaşıyor ve sizlerin de iyi bir networker olması için bildiğim her şeyi anlatacağım…

Üniversite dönemlerinde param olmadığı ve ailemin durumu iyi olmadığı için okuyamadım. Çeşitli işlere girdim, çalıştım fakat yeteri kadar ücret alamadığım için hem ikinci öğretim harçlarımı yatıramadım, hem sınavlara adapte olamadım, hem de elektrik, su gibi masraflara param çıkışmadı. Okumamak için bunlar elbette geçerli nedenler değil. Fakat psikolojik olarak bir kişiyi, özellikle de yirmili yaşlarda zorlayacak muazzam etkenlerdir. Üniversiteyi bırakıp, tekrar İzmir’e döndüm, tabii bu esnada üniversite tanıştığım kız arkadaşımla çok geçmeden evlendim. Bir yuva kurdum ve yeniden iş hayatımın içine atıldım…

Hayattaki en büyük şansızlığım, sürekli başkalarının yollarını izlemem oldu. Bu da benim yaptığım çeşitli hatalardan bir tanesi olan ertelemiş olduğum askerliğimin tecilini bozdurup, askere gitmem oldu. Bu bir bakıma iyi oldu çünkü bazı engelleri hayatımın ucundan söküp attım. Fakat bazı şanslar hayatımın ucundan beni dürtmeye devam ediyordu… Askeriyede girdiğim bir muayene de sol gözümdeki görme bozukluğundan dolayı bir muaf raporu (çürük raporu) verildi ve ortalama otuz gün sonra evime döndüm.

… Dediğim gibi, hayat her zaman peşimiz de ve iyisiyle kötüsüyle peşimizden gelmeye devam edecek. Burada evlendiğim eşimle birlikte annemin yanında yaşıyorduk. Eşimle ortak bir karar alıp evimizi ayırmaya karar verdik ve kendimi inanılmaz bir borç batağının içinde buldum. O esnada çalıştığım medikal firması, kendi akrabasını işe almak için beni işten çıkardı. Özel sektör bu güne hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadı, bakmayacak da!

 

İşten ayrıldığım o dönemde büyük boşlukta kaldım ve cebimde param yoktu. O sıralarda sürekli olarak bir Network Marketing furyası esiyordu. Sürekli duyuyordum fakat peşinden gitmeye hiçbir zaman vakit ayırmıyordum. Ardından yapmayı seveceğim işlerden bir tanesini buldum. Kitap işi… Bir kitapçıya girip orada çalışmaya başladım. Ben kendimi kitapçı olarak görürken, bir anda kendimi tezgahtar gibi hissetmeye başladım. Çalıştığım firma oldukça büyük bir firmaydı ve bu firmada yol almak, bir yerlere gelmek gerçekten ciddi bir problemdi… Ne yazık ki buralarda uygulanan mobbing kavgasına dayanamayıp istifa ettim ve tekrardan yeni bir kitapçı bularak çalışmaya başladım.

Yeni çalıştığım firmada işlerin biraz daha farklı olacağını düşünüyordum. Burada da diğerlerinkinden farklı bir sistem yoktu. Çeşitli sözler verildi, çeşitli zam kelimeleri kullanıldı. Yükselmeler, iyi maaşlar konuşuldu fakat bunların hiçbiri faaliyete geçmedi. Bu da benim canımı oldukça sıkıyordu! Çünkü asgari ücret 1.404TL ve bu ücretle hiçbir şekilde geçinemiyordum…

Hayatımda süprizler olmaya devam etti. Bir anda, bir gün eşimin hamile olduğunu öğrendim. İlk önce sevindim,  daha sonra üzüldüm. Üzülmenin nedeni elbette bir evladım olacağı için değil. Masraflarımın üçe katlanacağı içindi. O zamanlar eşim çalışıyor, iki kişi evi bir şekil de idare ediyorduk fakat artık yük tamamen benim omuzlarıma kalacaktı. Derken hamileliğinde etkisiyle eşim oldukça duygusallaştı ve iş onu yıpratmaya başladı. Ona işi bırakmasını söyledim. Burada ne gibi risk aldığımın farkında değildim fakat hiçbir iş ailemden daha önemli olamazdı ve eşim bir gün içinde işini bırakarak evinde zaman geçirmeye, bebeğimizi sağlıklı bir şekilde karnın da büyütmeye başladı. Dokuz ayın sonunda Rabbime şükürler olsun ki sağlıklı bir erkek evladı geldi dünyaya.

 

Asıl maddi zorlukları oğlum dünyaya geldikten sonra başlamaya başladım. Çünkü hala 1.404TL asgari ücret alıyordum ve ev kirası, elektrik, su, bebek bezi gibi çeşitli masraflar art arda geliyordu. O dönemde ailem elinden geldiği kadarıyla yardımcı olmaya çalışıyorlardı fakat bu benim hayatımın en zor dönemlerinden bir tanesiydi.

 

İş yerinden artık zam istemenin tam zamanı diye düşündüm. Çünkü bütün personelden, hatta ve hatta mağaza müdüründen bile daha verimli çalıştığımı biliyordum. İstedim, verdiler, ne kadar zam yaptıklarını söylemediler. Ay sona maaş bordrosuna baktığımda 25 Türk Lirası zam yapıldığını gördüm ve beynimden aşağı kaynar sular döküldü… İlk önce küfrettim, sonra tekrar ve sonra tekrar… Bütün günüm isteksiz bir şekilde çalışarak ve küfrederek geçti. Tekrardan yeni işler aramaya başladım fakat bulduğum işlerin bunlardan bir farkı olmayacağını biliyordum.

O günün akşamı eve geçince Google amca üzerinden Network Marketing firmalarını araştırmaya başladım. Karşıma bin bir çeşit yerli ve yabancı firmalar çıktı. Hangisine başvuracağımı, neler yapacağımı bilmiyordum. Biraz bekledim ve daha sonra tekrar a

raştırmaya koyuldum. Yerli bir firma buldum ve firmanın en üst düzeyinde bulunan bir distribütöre ulaştım. Ona network marketing işine katılmak istediğimi ve bu işi kendime meslek olarak edinmek istediğimi anlattım. O da bulunduğu şehirden kalkıp, İzmir’e geldi. Oturduk, konuştuk, anlattı… Anlattıkları beni cezbetti. Harikaydı. Binlerce liradan, tatillerden, araçlardan ve çeşitli promosyonlardan bahsediyordu. Hah dedim, tamam bu iş benim işim!

Fakat bu işe başlamak için önümde bir engel vardı. O da distribütörlük ücreti. Distribütörlük ücretini çıkarabilmek için ilk önce iş yerimle görüştüm ve onlardan avans istedim. Onlarsa bir köpeğe muamele yapar gibi telefonu yüzüme kapadılar. Onurum çok kırıldı, zedelendim ve o sinirle mağazaya gidip istifamı verdim. Çok sinirliydim, öfkeliydim. Çünkü her ne olursa olsun hiçbir insanın yüzüne telefon kaptılmamalı!  Daha sonra bizim distribütörlük ücreti hayal oldu. Tabii bu arada benim görüştüğüm lider beni sürekli olarak telefonda arıyor ve distribütörlük ücretinin ne olduğunu soruyor… Bu soruların ve aramaların daha sonra follow (takip) denilen sistem olduğunu öğrendim.

Aradan biraz zaman geçtikten sonra bitcoin borsalarında olan paralarımı çektim ve network marketing sektörüne ilk adımımı attım. Heyecanlıydım, meraklıydım, distribütörlerim (liderlerim) beni eğiteceklerdi. Harika satışlar yapıp, harika paralar kazanacaktım. Tatiller yapacak, lüks dairelerde kalacak ve lüks araçlara binecektim. Çocuğumu en iyi okullara gönderecek, eşimle birlikte en kaliteli restoranlardan yemekler yiyecektik… Hayallerim çok güzeldi. Evler arabalar alacaktım. Arsalar alacaktım. Paraya ihtiyacı olan insanlara yardım edecek, Türkiye’nin en güvenilir liderlerinden bir tanesi olacaktım.

PEKİ YA SONRA NE OLDU?

Sonra sözde liderim olan adam beni hiç aramadı. Bu onun suçu değil, başında çok iş vardı. Çekingenliğimden bende aramadım… Zaman zaman onun aramasını bekledim, aramadı. Daha sonra distribütörlerin, liderlerini aramaları hakkında bir makale okudum ve sıklıkla aramaya başladım. Bu sefer telefonumu birkaç kez açtı, daha sonra açmamaya başladı. Kanımca: “iyi bir lider bunu asla yapmaz!” yapsa bile daha sonra tekrardan arar… Kendimden örnek verecek olursam; bu gün hiçbir distribütörümün telefonunu geri çevirmemeye çalışıyorum, çevirsem bile onları tekrardan arıyorum. Bir gün liderime whatsapp üzerinden mesaj attım. Üreticilerinden Allah razı olsun ki; mavi tık denilen o şeyi getirdiler.

“ Ş…… BEY MERHABA, SİZİ ARIYORUM FAKAT TELEFONLARIMI AÇMIYORSUNUZ. VERDİĞİNİZ EĞİTİM SÖZLERİNİ, LİDERLİK SÖZLERİNİ UNUTTUNUZ. NETWORK MARKETING HAKKINDA PEK FAZLA BİLGİM OLMADIĞINI BİLDİĞİNİZ HALDE, BENİ GÖRMEZDEN GELİYORSUNUZ. HER ŞEY SİZİN BU PARANIN KOMİSYONUNU ALANA KADARMIŞ… HELAL OLSUN SİZE… “

İşte bu mesajdan tık, hemen mavi tık geldi ve mesajı gördü. Okudu, aradan biraz zaman geçti ve beni aradı;

Ş: HARUN MERHABA NASILSIN?
H: TEŞEKKÜRLER İYİYİM SİZ NASILSINIZ?
Ş: TEŞEKKÜRLER BENDE İYİYİM, DOSTUM KUSURA BAKMA SENİ ÇOK BOŞLADIK.
H: BUNUN FARKINDA OLDUĞUNUZA SEVİNDİM.
Ş: ŞİMDİ SENİ BİRİNE YÖNLENDİRECEĞİM, O SENİN EĞİTİMİNLE İLGİLİ, İLGİLENECEK.
H: PEKALA BEKLİYORUM…

Telefon kapandı, aradan üç gün geçti yönlendireceği kişi henüz ortaya çıkmadı. Daha sonra biri aradı ve bana dedi ki;

“HARUN BEY MERHABA, BEN ED….. SİZİN EĞİTİMİNİZLE İLGİLENECEĞİM. PAZAR GÜNÜ BİR KAHVALTI TOPLANTIMIZ OLACAK. KATILIM ÜCRETİ 55TL SİZİN İÇİNDE UYGUNSA, SİZİ TOPLANTIYA BEKLİYORUM.”

Eğitim için toplantı teklifini kabul ettim. Bu esnada cebimde sadece 100TL var. Toplantının olacağı kafeye gittik. Bir gördüm ki orada 30 kişi var. Tanıştık, kaynaştık, sohbet ettik, network üzerine bolca konuştuk… Herkes bir şeyler söyledi ben sustum… Çünkü benim bu işle ilgili söyleyebilecek henüz herhangi bir şey deneyimim yok. Tek deneyimim liderimin benim komisyonumu alıp, tekrar geri dönüş yapmaması…

O gün eğitim namına bir şey görmedim, öğrenmedim. Daha sonra tanıştığım bir kişi o kafenin ED… Hanıma ait olduğunu söyledi. Şok geçirdim. Konuştuğum kişi ise Ş…. Denilen adamın kız arkadaşıydı… Yani 30*55=1650TL o günün dükkan masrafını çıkardık. Onlar Allah bereket versin dedi, biz avucumuzu yalamakla yetindik…

Bu esnada işletme bana ait olan ürünlerin bir kısmını henüz kargoya vermemişti. Bu yoldan çıkarak en azından paranın bir kısmını kurtarmayı düşündüm. Gittim işletmeden paramı talep ettim, gönderemeyeceklerini belirttiler. Daha sonra elimdeki irsaliyelerle birlik Tüketici Hakları Mahkemesine başvurdum ve gelmeyen ürünlerimin parasını kurtardım…

PEKİ YA SONRA NE OLDU?

Bu saatten sonra olanlar oldu. Network dünyasına küstüm, araştırma yapmadım… Bu esnada 3 aylık ev kiram birikti, elektrik ve suyumun belli bir kısmını ödeyebiliyordum… Ev sahibim sıkıştırıyor kirayı istiyor, bir yandan da psikolojik olarak yıpranıyordum.

Tamam dedim kendi kendime her şey buraya kadar… Daha sonra bir iş buldum ve kötü bir tecrübeyle network marketing işimden ayrıldım. Asgari ücrete boyun eğdim. Çalıştım çabaladım para kazandım… Borçlarımı ödedim, kafamı toparladım ve yeniden para kazanmanın heyecanı ile network marketing işine yeniden soyuldum.

İŞTE TAMAM, HAYATIMIN YENİ DÖNEMİ BAŞLIYOR!

Yaşım çok genç, kendime hedefler belirlemeye başladım. Network Marketing ile çeşitli kitaplar okudum, çeşitli videolar izledim. Nasıl yollar izlemem gerektiğini, neler yapmam gerektiğini kendi kendime öğrendim… Sabırlı davrandım ve aceleci değildim. Kendimi harika hissediyordum. İçimde yeniden bir network heyecanı oluştu. Buradayım, tamam dedim… bu sefer olacak… Öğrendiklerimi uygulamaya başladım… Yeniden ve yeniden… Tekrar ettim. Eski tecrübemi önüme koydum ve nelerin olmaması gerektiğine karar verdim. Olumsuzlukları çıkardım ve pozitifleri önüme koydum. İşte şimdi tamamdım!

Bu esnada cebimde yine distribütörlük parası yoktu. Araştırma yaptım ve yatırımsız bir şekilde bu sektöre girebileceğimi öğrendim. İşe koyuldum, distribütörlük başvurusu yaptım ve kabul edildim. İlk hafta tam 55 kişilik bir ekip kurdum ve bir hafta için de 1.100TL kazandım. Daha sonra ki ilk koldan ekip sayım 100’e yükseldi ve ilk koldan 2.000TL kazandım. Bu esnada alt kollarım da çalışmaya başladı. Onları eğittim ve bu işi onlara öğrettim. Üçüncü haftanın sonun da hesabım da tamı tamına 25.000TL vardı. Harikaydım… Mükemmeldim… Kendimi muhteşem ve başarılı hissediyordum. Çünkü işi yeni yeni öğrenmeye başlamama rağmen harika tecrübeler kazanıyordum.

Bu sefer kısa vadeli, çok lüks hayaller kurmadım. Adım adım ilerleyeceğim hedeflerle muhteşem adımlar attım ve şuan ki ekibimle birlikte harika gelirler elde ediyorum ve ekibime harika gelirler elde ettiriyorum. Kendimle ve ekibimle gurur duyuyorum.!

Ne olursa olsun asla vazgeçmeyin. Çünkü atacağınız en küçük adım, sizin büyük sıçrayışlar yapmanıza neden olabilir!

 

CEVAP VER