Herkese merhaba arkadaşlar, bu gün sizlere Türkiye’nin sevilerek izlenen Çukur dizisinin nasıl markalaştığı hakkında bilgi vereceğim.

Çukur dizisi, başladığı günden beri Show Tv ekranlarında büyük ilgi sahibi oldu. Özellikle Ghetto (Varoş) kesimi anlatan ve aynı zaman da aile yapılarına değinen nadir yapıtlardan bir tanesi.

Biz de ailecek Çukur dizisini severek izliyoruz fakat çukuru bu kadar markalaştıran, bu kadar sevilen yapan nedir?


ÇUKUR DİZİSİNİN SENARYOSU :

Hikaye oldukça güzel ilerleyen, aile bireylerinin yapı taşlarına değer veren ve günümüzün kaybolmuş mahalle kültürüne değinen nadir dizilerden bir tanesi. Aile içinde bulunan şiddete önem veren, aynı zaman da aile bireyleri arasında yaşanan ayrımcılıklara değinen bu dizimiz de çoğu zaman ana karakterlerin sürekli olarak birbirleriyle çatışmaları dikkat çekiyor.

Dizi de genel olarak en çok beğendiğim sahnelerden bir tanesi de: (onların değişi ile) “ÇATAPATA GİDİYORUZ!” Çatışma sahneleri. Bu sahneler yabancı dizilere oranla, bizim dizilerimiz de biraz geri kalıyor fakat olsun. Bizim dizi sektörü ilerledikçe, eminim ki görsel şölenler de yaşayacağız…

Ek olarak : Eski Türk filmlerinden kalma, bir kişinin üzerine on kişi gitme mevzusu da amatörce kalıyor… Yani demek istediğim açık hedefte ana karakterlerin vurulmaması… Çünkü karşı da bir düşman varsa, ilk onu hedef alırsınız… karşınız da duran ağaçları değil!


Neyse elbetteki konumuz bu değil… Çukur sektörü!

Geçen haberleri izlerken (Show TV) Oradaki bir ağabeyimizin söylediği laf çok hoşuma gitti:

“Çukur burada yeni bir sektör oluşturdu. Şu girdiğin girişten buraya kadar yirmi tane kapı ekmek yiyor bu dizi sayesinde!”

Tabii mahalle kültürüne böyle katkıda bulunmaları ayrıca bir güzel oldu. Bu gün sadece İstanbul’da değil, bir çok şehirde çukurun Tişörtleri, saatleri, maskeleri satılmakta. Bu durum da yeni bir sektörün oluşmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi… Özellikle bu tarz giyime para harcayan çok genç bir kesimimiz var (8 ila 16 yaş arası) burada benim dikkatleri üzerlerine çekmek istediğim bir konu var:

Her şey iyi güzel ama bazen de bu çocuklara kötü örnek oluyormuşuz gibime geliyor… Çünkü çok önceden (hastaları bilir) Kurtlar Vadisi vardı ve benim mahallemin küçük çocukları boncuklu tabancalar ile Polat Alemdarcılık oynuyorlardı… Bu senaryoları biraz daha dikkatli bir şekilde işlemek elbette çok sağlıklı olacaktır. Çünkü bizim gençlerimiz her türlü kötü yola sapmaya meyilli gibi duruyorlar 🙂

(Kaş Yaparken Göz Çıkarmayalım…)

Son olarak şunu da eklemek istiyorum: Çukur Otizmin farkında ve farkındalık için çeşitli çalışmalar yapıyorlar. Bu tarz sosyal projeler de yer almaları ve insanları bilinçlendirmeleri de ayrıca güzel…

Ben Tüm ekibe yeni sezon da başarılar diliyorum ve Topluma katkılarının devam etmesini istiyorum…

Yeni bir çukur sektörü oluşması ve sosyal projelerin olması gibi!

Saygılarımla,
Baba Gibi Kazan (HARUN ISKARACI)

CEVAP VER